Uzun Okuma: Şeytana Kayıtsızlık

Nick Kent’in Apathy for the Devil kitabı üzerine…

NME dergisi İngiltere’de 1952’den bu yana yayınlanan, 70’lerde en yüksek satış rakamına ulaşan, bugünlerde ise süpermarketlerin girişinde bedava dağıtılarak müzikten çok bir ‘hayat tarzı’ dergisi haline dönüşen bir yayın organı. Nick Kent ismi belki çoğunuza bir şey ifade etmeyecektir, kendisi 70’li yılların hedonistik rock kültürünün içinde The Rolling Stones turnelerinde gazeteci olarak bulunmuş, Pretenders’ın solisti ve kurucusu Chrissie Hynde ile uzun süreli bir ilişki yaşayan, kısacası o dönemin müziğinin mutfağında bulunan, ‘gonzo’ (kendi görüşlerini yazılarına katan, sübjektif anlamında) bir yazar. İngiltere ve Amerika’da popüler müzik (rock, pop) yazarlığında Greil Marcus ve Lester Bangs isimler gibi rock müzik yazını ve eleştirmenliğinde (Greil Marcus rock müziğin kültürel önemi ve Amerikan toplumundaki yeri üzerine de yazmıştır) efsane olarak anılır. Elbette NME’nin bugün müzikten çok (rock müziğin 70’lerden bu yana eski popülaritesini kaybettiği de göz önüne alınırsa) moda ve teknolojik gereçlere yer veren bir medya halini alması günümüz toplumunun göz ardı edilemeyecek bir gerçeği. Kent’in 2010’da yayınlanan ‘Apathy for the Devil, A 70’s Memoir’ (Şeytana Kayıtsızlık-70’ler Anıları) kitabı İngilizce olarak Faber&Faber yayınevinden çıkmıştı. Kitabın Türkçesi bulunmuyor. Bana kalırsa bu kitabın önemi, hala alternatif kültürel alanda yer alan rock ve punk müziğin, ana akım kültüre henüz eklemlenmemiş son dönemini anlatması.

80’lerde ortaya çıkan yuppie (genç profesyonel) rock Amerika ve İngiltere’de Reagan ve Thatcher’ın özelleştirme ve deregülasyon furyasıyla paraya büyük önem veren, finans ve bankacılıkla ilişkilendirilen insan tipini doğurmuştu. Punk’ın ana akıma katılması da 90’larda Green Day ve The Offspring gibi grupların pop-punk müziğiyle gerçekleşti denebilir. Tüm bunlar olmadan öncesi, insanların ‘iyi vakit geçirdiği’ 70’ler ise iyi grupların küçük kulüplerde keşfedildiği, müzik yazarlarının müzisyenlerle dost olduğu ama müziklerine eleştirel yaklaşmaktan da çekinmedikleri, müzik yazarlığında önemli olanın diğer yazı türlerinde olduğu gibi iyi yazmak olduğu bir dönemdi. Kitapta, Kent’in müzisyenlerle maceralarını ve kişisel anekdotlarını okumak dönemle ilgilenen, hayatında bir dönem rock ve punk sevmiş herkes için ilgi çekici. İlginç bir anekdot; yazarın Londra’daki Camden Roundhouse’da Patti Smith’in Avrupa’daki ilk şiir okumasına denk gelmesi, müzikal bir enstrüman olmadan gerçekleşen performansta sadece 15 kişi varmış. Kitabın sonunda 1970-1979 arasında yayınlanmış şarkılardan Kent’in seçtiği ve şarkıları kısaca yorumladığı bir soundtrack de bulabilirsiniz.

yazar: Umut Hanioğlu

çizim-fotoğraf: Neal Fox

Bir Cevap Yazın

Top